Kemik Türleri

Kemik Türleri:

Kemikler şekillerine göre 6 gruba ayrılır:

  1. Yassı Kemikler

Kafatası, stemeum (göğüs kemiği) ve scapula (kürek kemiği) yassı kemiklerdir. Bu kemiklerin yüzeyleri geniş, yapılan incedir. Görevleri uzun kemiklere hareket esnek­liği sağlamak ve organları korumaktır.

  1. Kısa Kemikler

Omurgalar, el ve ayaklardaki kemikler kısa ve küçük kemiklerdir. Görevleri bulundukları organlara basit hare­ketler yaptırmaktır.

  1. Uzun Kemikler

Uzun kemiklerde bir gövde ve iki tane de uç bulunur, bu uçlar eklemleri oluşturur.

Uzun kemiklerde merkezden çevreye doğru boyuna büyüme görülürken, kısa kemiklerde enine büyüme görü­lür.

Uzun kemiklerin iç kısmında kemik iliği bulunur ve kan yapımıyla görevlidir. Kemik iliği çocuklarda kırmızı iken yetişkinlerde san renkte ve yağlı görünümdedir. Uzun kemiklerin gövdesi boyunca bir kanal oluşur buraya kemik iliği kanalı adı verilir.

En önemli uzun kemikler; humerus (kol kemiği) kol­da ve femur (uyluk kemiği) üst bacakta bulunur;, tıbia (kaval kemiği) ve fıbula (kamış kemiği) alt bacakta bulu­nur.

 

  1. Düzensiz Kemikler

Belli bir şekli yoktur. Üzerinde bulunan çıkıntılar ile kaslara yapısal yer teşkil ederlerken sağlam eklemler oluştururlar. Omuzlar, kuyruk sokumu kemiği, üst çene ve alt çene kemikleridir.

  1. Sesamoid Kemikler

Bazı kas girişlerinde ve kasları kemiklere bağlayan ve­ya kasların kemiklere bağlandığı yerde bulunur. Bu ke­mikler, kas kirişinin, eklemleri aşarak belli bir açıyla ke­miklere yapışmasını sağlar. Diz ekleminde bulunan patel- la, en büyük sesamoid kemiktir.

  1. Aksesuar Kemikler

Gelişimi esnasında kaynaşmayan kemik bölümleridir. İlave kemikler şeklinde ortaya çıkar. Özellikle ayakta bulunan kemikleri örnek verebiliriz.

Baş Kemikleri: Beyin, duyu organları, solunum ve sindirim sistemlerinin başlangıç bölümlerini dış etkilere karşı koruyan kemiklere baş kemikleri denir. Baş bölge­sinde, 14’ü kafada, 14’ü yüzde ve 1 adet kemik dilin tutunduğu hyoid (dil kemiği) olmak üzere (kulak kemik­leri dâhil) toplam 29 adet kemik bulunur. Baş kemikleri kafatası ve yüz kemikleri olarak 2 bölümde incelenir:

Kafatası Kemikleri: Kafa boşluğunu çevreleyen, beyni içinde bulunduran kemiklerdir. Kafa yapısının tavan ve tabanını oluşturan bu kemikler yassıdırlar ve hareketsiz eklemlerle birbirlerine bağlanmışlardır. Kafa boşluğunun etrafında dördü tek, ikisi çift olmak üzere üç kemik bulunur. Tek olanlar frontal (alın kemiği), etmoid (kalbur kemiği), sfenoid (temel kemik) ve oksipital (art

kafa) kemiğidir. Çift olanlar ise, şakak kemiği (tempo- ral) ve duvar kemiğidir.

Ankara masaj salonları Ekspresi’nde yedi gün

Ankara masaj salonları Ekspresi’nde yedi gün

Vitratox takviyelerini ve Colema tahtasını kullanarak uygu­lanan program, VE. Irons’m sağlık ve uzun yaşam bilimine büyük bir armağanıdır ve Kaliforniya’daki ailesi bu ürünlerin imalatına ve dağıtımına devam etmekte ve isteyen herkese bu program ile ilgili yazılı bilgi sağlamaktadır. Daha fazla bilgi almak ve bu ürünlerden posta yoluyla sipariş vermek isteyenler için Ankara masaj salonları adresi Firmalar bölümünde verilmiştir.

Okuyucuya, detoks takviyeleri ve kolon temizleyiciler kulla­nılarak yapılan yedi günlük bir arınma orucundan ne beklemesi gerektiğini açıklamak için aşağıda, kişisel deneyimlerden yola çıkarak gün bazında sağlığa, uzun yaşama ve temiz bir kolona giden hız şeridinde, Colema Ekspresi’nde geçen bir hafta anla­tılmaktadır.

 

  1. Gün - Sağaltıcı oruca başlamadan önceki akşam yemeğini atlamak veya Ankara masaj salonu meyvesi yiyip, yatmadan önce 2-3 tane bitkisel gevşetici Vitratox almak en iyisidir; böylece orucun ilk gününe bağırsaklarınızdaki tüm kalıntı dışkıyı boşaltarak başlayabilirsi­niz. Sabah, psyllium ve bentonit temizleyicileri, Greenlife ve diğer takviye besinleri alarak başlayın ve program broşüründe belirtildiği gibi günde 19 litre kolonik kullanın. Vücudun arm- ma mekanizmaları bir üst vitese geçmediği ve dokular henüz kana toksin bırakmaya başlamadığı için detoksun ilk günü oldukça rahat geçer.
  2. Gün - Takviyeleri ve kolonik almaya devam edin. Büyük ihtimalle akşamüstü, kendinizi biraz zayıf ve sersemlemiş, yor­gun ve neşesiz hissetmeye başlarsınız. Bu açlıktan veya besin­sizlikten kaynaklanmamaktadır. Bu tamamen, siz yemek yeme­yi bıraktıktan 36 saat sonra başlayan Ankara masaj süreci yüzündendir. Normal şartlarda, midede hiç bitmeyen besin hazmetme işiyle uğraşan sindirim enzimleri, şimdi kana girip, vücudu dolaşıp, kanserli ve hasarlı hücreleri yerlerinden söküp, bakterileri ve virüsleri öldürüp, eklemlerdeki, organlardaki ve dokulardaki toksik atıkları çözmeye başlamışlardır. Tüm bu toksik atıklar atılım için kana bırakılır. İlk birkaç gün bu toksinler dokulardan, böbreklerin ve cildin atabileceğinden daha yüksek bir hızda kana bırakılırlar ve kanda birikirler. Bu toksinler, iniş sırasını bekleyen uçakların havaalanının üzerinde dönüp durmasına benzer şekilde, atılımı beklerken tüm vücudu ve beyni dolaşır­lar. Bu, vücutta ve başta ağrılara, halsizliğe ve çeşitli hassasiyet­lere sebep olabilir. Kendinizi ne kadar kötü hissederseniz, detoks programınızın o kadar iyi gittiğini ve her şeyin birkaç gün içinde biteceğini düşünmek sizi biraz olsun rahatlatacaktır. Detoksun semptomatik rahatsızlıklarını engellemenin hiçbir yolu yoktur, fakat bitkisel çaylar, sıcak mineral banyoları, masaj ve enfraruj saunalar gibi bazı yöntemlerle hafifletilebilirler. Detoks söz konusu olduğunda, her zaman belirli düzeyde “acı yoksa kazanç da olmaz” dinamiği geçerlidir. Fakat oruçla elde ettiğiniz kazanç, sebep olduğu geçici rahatsızlığa kıyasla o kadar çok ve uzun sürelidir ki, faydaları için ödediğiniz bedel göz ardı edilebilir.
  3. Gün - Bu gün de detoks süreci hızlanmaya ve yoğunlaşma­ya devam eder; kendinizi daha da yorgun ve rahatsız hisseder­siniz. Eğer kendinizi özellikle düşkün hissederseniz, kandaki aşırı toksik yükün nötrleştirilmesine yardım etmek amacıyla ekstra birkaç doz bentonit alabilirsiniz. Ayrıca, kanın oksijen taşıma kapasitesini artırmak ve metabolizma enerjisine ek yakıt sağlamak amacıyla ekstra Greenlife da alabilirsiniz. Detoks fazı­nın doruk yoğunluğunu ve tedavinin başlangıcını işaret eden iyileşme krizinin eşiğine yaklaşmaya da bu günde başlarsınız. Kişilerin, ilk defa orucu bırakmayı düşünmeye başlamasının da bu güne denk gelmesi elbette tesadüf değildir. Bu baştan çıkar­tıcı fikre teslim olmayın! Bunca aşama kaydettikten sonra, eğer orucun nihai faydalarından kendinizi mahrum ederseniz piş­man olursunuz.
  4. Gün - Bu gün, genelde iyileşme krizi yaşandığı için birçok insan açısından, özellikle yüksek oranda toksiklerse, en zor gündür. Vücut kötü bir koku ve soğuk ter salgılamaya başlar, nefes kanalizasyon gibi kokar ve dilin üstü sarı-beyaz bir pas tabakası ile kaplanır. Tüm bunlar vücudun en derinlerindeki dokulardan gelen toksik atıklardır ve her zaman başarılı bir detoks sürecine işaret ederler. Şimdi vazgeçmeyin! Bu yarı yol işaretidir ve eğer bu günü bitirebilirseniz gerisi yokuş aşağıya inecektir ve daha kolaydır.
  5. Gün - Başlangıçta ne kadar toksik olduğunuza bağlı olarak iyileşme krizi ya bugün geçecektir ya da azalan bir yoğunlukla ertesi sabaha kadar devam edecektir. Her halükârda, en ağır toksinler atıldığı için, kendinizi bu günde daha iyi hissetmeye başlayacaksınız ve bedeninizin normal fonksiyonlar için ayıra­bileceği daha fazla enerjiniz olduğunu farkedeceksiniz. Uzuvla­rınızda bir hafiflik, eklemlerinizde yumuşaklık ve esneklik zih­ninizde hızla büyüyen bir neşe ve açıklık hissetmeye başlaya­caksınız. Bu günde, hissettiklerinizden yola çıkarak, hiçbir şüp­heye yer bırakmayacak şekilde, hayatınızın en önemli arınma ve temizlenme sürecinin ortasında bulunduğunuzu ve yaptığınız şeyin vücudunuzu tamir etmek, sağlığınızı korumak ve hayatı­nızı uzatmak adına uygulanabilecek en iyi yöntem olduğunu fark edeceksiniz. Yalnız bu sezgi bile, genelde size programı bitirmek için yeterli gücü sağlar.
  6. Gün – Enerjiniz hızla geri döner, kan ve dokular neredeyse tamamen arınmıştır. Bedeniniz hasarlı hücreleri yenilemeye, kanı yeniden yapılandırmaya ve organları, dokuları onarmaya başlamıştır bile; yaklaşık bir haftadır yemek yememiş olmanıza rağmen saatler geçtikçe kendinizi daha güçlü hissetmeye başlar­sınız. Günde iki kolonik kullanmaya devam etmelisiniz, çünkü üst katman temizlendikten sonra asıl derinlerdeki mukoid mad­deler ve çürütücü atıklar bağırsaklardan orucun son 2-3 günün­de atılır. Bu Masaj Ankara programını uygulayan herkesin ve Irons’m da belirt­tiği gibi, “Bir hafta yemek yemedikten sonra, özellikle son bir­kaç günde içinizden çıkanlara inanamayacaksınız.”
  7. Gün - Kendinizi şimdiye kadar hiç hissetmediğiniz kadar sağlıklı, enerji dolu ve dengeli hissetmeye başlamış olmalısınız ve büyük ihtimalle artık açlık da hissetmiyorsunuzdur. Birçok insan birkaç gün daha oruç tutmaya devam edebilirmiş gibi his­seder ve aslında edebilir de. Bağırsaklarınızdan atılan ağır çürü­müş atıkları hatırlayıp kendinizi bu toksik yükten kurtulduktan sonra ne kadar daha iyi hissettiğinizi fark ettiğinizde, tekrar aynı kan, doku ve bağırsak kirliliğini yaşamamak için diyetinizi ve beslenme alışkanlıklarınızı değiştirip yanlış besinlerden, sin- dirilemez yiyecek kombinasyonlarından ve kimyasal kirletici­lerden uzak durmayı tercih edeceksiniz. Her oruçtan sonra bir­kaç hafta boyunca iyi bir laktobakteri takviyesi almayı ihmal etmeyin ve orucunuzu kademeli olarak, ilk günlerde sadece taze Ankara masaj meyvesi ve sebze tüketerek sona erdirin ve ardından normal olarak tüketeceğiniz doğru hazırlanmış ve bir araya getirümiş doğal yiyeceklere geçin.
  8. Colema Ekspresi’ne binmeyi deneyin. Yolculuğu büyük ihti­malle fazla sevmeyeceksiniz, fakat sonuçlara bayılacaksınız.

Sakın seni çekemeyen biri üzerine bela temenni etme

Filozofun biri, “Sakın seni çekemeyen biri üzerine bela temenni etme!

Zira o bedbaht zaten belasını bulmuştur. Hasetçi kişiye ha­set ettiği kişinin neşeli zamanlarında kederli olması ceza olarak yeter.” demiştir.

İntikam; zafer kazanmayı hayal edip öç almayı düşünürken, düşmanın da öç almayı gözetmekte olduğunu hatırdan çıkarmaktır bir nevi.

Allah’ın çizdiği prensiplerin dışında başkasına zarar vermeyi dü­şünmek doğru değildir. Kötülüğe iyilikle karşılık vermek sevaptır.

İnsan çoğu defa kanaatsiz, zalim, cahil, ömrünü sırtında taşı­yan bir hamal gibidir.

inat: Bir konuda ısrarlı olmak, kendi istek ve düşüncelerinde ayak diremek olumlu bir davranış olarak görülmez. Galip gelmeyi sevmekten ve bununla gurur duymaktan korkar. Kibir, gurur adlı zakkum ağacının çürük meyvesi olan inat, sonunda çoklukla ayıp­lanmayı ve mahcubiyeti doğurur.

Kibir: Bilinsin ki hüner, şeref, servet ve başarımızı üstün görme, kendimizi beğenme, büyüklük taslama ve böbürlenme katı bilgisiz­liğimizin bir eseridir. Alçakgönüllülük gibi insanın şeref ve şamm yükseltmeye hizmet eden güzel bir huy meydanda dururken, değer ve itibarın yıkılmasına sebep olan kibri neden benimseyelim? Kibir, kişinin diğerleriyle arasındaki düşmanlığı ateşler, ilişkilerine ve sağ­lığına zarar verir. Bireyi, denetim altına alınamayan, baskın ve sosyal fonksiyon bozukluğu olan birine çevirir. Bu kişiler, işin sorunlu ta­rafını göremezler. Beyinlerinde o davranışa bağımlılık gelişir.

Küsmek; darılmak, kırılmak, gücenmek, konuşmamak ve ala­kayı kesmektir. Kalbini, gönlünü, gözünü, dilini, sözünü bir fani­ye bağlayanların ağlama melodisidir. Bülbül varken, kargalara gül soran gönlümüze küselim. Haramlara küselim. Tartıyı doğru yap­mayan ellerimize; hak söylemek varken, boş konuşan dilimize; ha­ram yiyen ağzımıza; günaha açık ve doymayan gözlerimize küselim. Dünyaya küsmek yerine onu kalben terk etmek gerek.

Tahkir: İnsan hakaret okunu çoklukla büyük ve kuvvetli, kü­çük ve zayıf gönüllere atar. Açtığı yara da güç şifa bulur. Düşürülen adam, intikam almak için fırsat kollamakta ve çare aramaktadır.

Öfke (Gazap); yüreği sarar ve o anda nefs, dizginleri eline alır. Muhakeme kaybolur, insaf tatile çıkar. Öfkelinin gözünde herkes suçlu, art niyetli ve kötü olur.

Engellenme, incinme veya gözdağı karşısında gösterilen şiddetli kızgınlık duygusudur öfke. Gazap; hiddet, hışım, hoşa gitmeyen bir olay karşısında intikam arzusuyla heyecanlanma ve saldırganlık hâli gibi manalara gelmektedir. Aslında bu duygu, yanlış kullanılmadığı takdirde hariçten gelen hücumları önlemek için itici bir kuvvet ve tedbirli olmaya yarayan bir güçtür. İnsanın, mücadele etmesi gere­ken yerlerde güç ve kuvvetin hakkım vermesi, yiğit ve yürekli olma­sı icap eden durumlarda cesaretli davranması ve ırzım, namusunu, vatanını, camnı, malını, nefsini ve neslini koruması ancak bu duygu sayesinde mümkün olmaktadır.

Ankara Masaj İçin Hiçbir şey yapmayın

Ankara Masaj İçin Hiçbir şey yapmayın

Her gün kendinize hiçbir şey yapmadan geçireceğiniz iki dakika ayırın. Rahat bir yere oturun. Telefonunuzu ve sizi ra­hatsız edebilecek her şeyi kapatın ve sadece orada oturun. Di­lerseniz gözlerinizi de kapatabilirsiniz; kapatmıyorsanız bırakın gözleriniz etrafa baksın, fakat gördükleriniz hakkında hiçbir şey düşünmemeye çalışın. Eğer bir şey düşünmeye başlarsanız; mesela gördükleriniz hakkında ya da daha sonra yapacakları­nız hakkında, bu düşünceleri hemen bir kenara bırakın-sadece orada olun. Her ne kadar kulağa kolay gelse de, ilk denemede zorlanma ihtimaliniz yüksek. İç sesimizin sürekli Ankara masaj salonları varlığına o ka­dar alışmışız ki olmadığı zamanlan yadırgıyoruz.

Çevrenize odaklanın

Bu alıştırma da hiçbir şey yapmama alıştırmasının daha kolay bir türü. Yine, rahat bir yere oturun. Çevrenizdeki nes­nelerden birini seçin, bir eşya, bir ağaç ya da üzerinizdeki bir Ankara masaj salonları olabilir. Bu nesneyi kendi kendinize, olabildiğince detaylı bir şekilde tarif edin. Nesnenin rengi, dokusu, yapıl­dığı madde ve muhtemel yaşını tarif etmeye çalışın. Bu ince­lemeye beş dakika devam edin. Bu alıştırma, konsantrasyon ve gözlem yeteneklerinizi güçlendirecektir.

Odaklanma ve meditasyon gibi zihin-beden yöntemleri öğrenin

Bu yöntemler, anda olmanıza yardımcı olacak kurallı yön­temlerdir. Konsantrasyonunuzu güçlendireceği için zamanla diğer durumlara da daha kolay ve ciddi bir şekilde odaklana- bilmenizi sağlayacaktır.

Bu tür kurallı yöntemler size göre değilse, Ankara masaj salonları ‘na odaklan­ma egzersizlerine devam edebilirsiniz. Yürüyüş yapmak ya da bahçe sulamak gibi, yaparken sakinleştiğiniz bir iş seçin. İşi yaparken sadece yaptığınız işe odaklanın. Zihniniz geleceğe ya da geçmişe kaymaya başladığı anda, farkındalığınızı yaptı­ğınız işe yani şu ana döndürün.

Kendinizi akışa bırakın

Psikolog Mihayl Csikszentmihalyi (bkz. Kaynaklar ve Okuma Önerileri) “akış”ı zamanın nasıl geçtiğini bile fark etmeden, kendini tam anlamıyla yaptığı işe vermek olarak ta-

 

mmlıyor. Sanatçı ve yazarlar da, bir fikir geliştirmeye başla­dıktan sonraki aşamalan genellikle bu şekilde anlatır.

Akışı bulmak için, yapmaktan hoşlandığınız ama gayret ge­rektiren bir Ankara masaj salonları bulun. Piyano çalmak, şiir yazmak, kü­çük bir eşya yapmak ve müzik dinlemek gibi etkinlikler akışı kolaylaştırır. Hobilerinizle uğraşmak ya da sevdiğiniz yaratıcı faaliyederle uğraşmak akışı mükemmel bir şekilde deneyim- lemenizi sağlayacaktır. Bu deneyim sizi sakinleştirecek ve tat­min edecektir.

Hikâyeden size düşen

Hikâyeden size düşen

Martin’in gelişmesinde de görmüş olduğunuz gibi, bazen olumlu düşünce yapısı oluşturmak için hangi yolu seçeceği­nize karar vermek güç olabiliyor. Daha önce de söylediğim gibi, bunun en basit ve etkili yolu, daha fazla olumlu düşün­ce şekli bulmaktır; yani kendinizi hırpalayan düşüncelere tu- tunmaktansa, bu düşünceleri bertaraf edecek olumlu fikirlere odaklanmak.

Yine de bazen, kök salmış olumsuz düşünceleriniz, bunla­rın yerini alacak olumlu fikirlerinizle çatışabilir. Böyle oldu­ğunda, olumsuz düşüncelerinizi sınamanız gerekir. Örneğin, bütün arkadaşları arasında bekâr olanların listesini yapmak Martin için ciddi anlamda şaşırtıcıydı. Bu liste, azınlıkta ol­masına rağmen yalnız olmadığını anlamasını sağladı. En son arkadaş toplantılarını anımsamak da, arkadaşlarının onun ar­kadaş buluşmalarını organize etmekteki yeteneklerini övüyor olduklarını hatırlamasını sağladı. Bekâr olmasının olumlu yö­nü olduğunu keşfetti: Planlar ve organizasyonlar yapacak ve arkadaşlarıyla buluşacak vakti vardı.

Olumsuz inançlarınızı sınamak istiyor fakat nasıl yapacağı­nızı bilmiyorsanız, öğrenmenin en iyi yolu Arkadaş Testi ola­caktır. Bir arkadaşınızın kendisini kötü hissetmesine neden olmaktan başka bir faydası olmayan bir inancı olsaydı ona ne soracağınızı düşünüp aynısını kendinize sorun. İnancını­zı sınayıp, sonucunu aldıktan sonra ya bu inançtan tamamen vazgeçin ya da gerçekten hayatın tadını çıkarmanıza yardım edecek bir hale getirmek için bu inancı yeni kelimelere dö­kün.

Tarihsel Gelişimiyle Migreni Anlamak

Tarihsel Gelişimiyle Migreni Anlamak

Baş ağrıları insanlık tarihi boyunca ‘baş belası’ olmuştur. Prehistorik döneme ait kazılarda bulunan kafataslarında bile Ankara masaj salonları (tedavi amaçlı kafayı delme) izlerine rastlanmaktadır. Hatta MÖ 3000 yılına ait Sümer epik şiirinde yer alan,

Hayır, der hasta göz, II Gözüm hastaydı ama.

Hastalıklı değil baş, II Başım ağrır ama.” ifadeleriyle gözün de işin içine girdiği, migrene uyabilecek bir anlatım vardır. Modern tıbbın babası Hipokrat, MÖ 400 yıllarında migren aurasından bahseder. Aretaeus MS 200 yılında migrenin ataklar halinde olmasını, klinik özelliklerini, fiziksel ve ruhsal belirtilerini içeren tanımlamayı ilk olarak yapar. Tarih boyunca migren için birçok ad kullanılsa da yarım baş ağrısı anlamına gelen ‘hemikrani- ya kabul görerek, bugün kullandığımız ‘migren ya da ‘megrime dönüşür.

Ortaçağda îbn-i Sina ile özdeşleşen İslam tıbbında çok önemli gelişmeler sağlanmıştır. Baş ağrılarında kafayı delme yerine koterizasyon (dağlama) ya­pıldığı 15. yüzyıl tasvirlerinde görülmektedir.

Günümüz modern tıbbında kronik, ilaca cevapsız baş ağrılarında, beyinde­ki belli sinir lokalizasyonlarına yapılan elektrod uygulama ameliyatları benzer yaklaşımın sonucudur ve ironik bir durumdur.

Batı tıbbı ortaçağ karanlığından çıktıktan sonra migren üzerine yapılan ça­lışmalar artmıştır. Ankara masaj salonu ’n çok değerli geniş literatür araştırmasında da belirttiği gibi 17. yüzyılda migreni açıklamak için humoral ve sempatik teori­ler geliştirilmiştir.

Humoral teoriyle, artmış safranın migreni başlattığı düşünülmüştür. Aynı vücut sıvılarını temel alan teorinin bir parçası olarak kan akıtma tedavileri uygulanmıştır. Günümüzde halen hacamat, kan verme benzeri uygulamalara başvuran hastalar vardır.

Sempatik teoride migren, bir ya da daha fazla iç organdan (mide, bağırsak­lar, rahim vb) kaynaklanan, özel bir içsel ya da organsal iletişimle tüm bedene yayılan bir durum olarak ele alınmıştır. Yayılımın bilinçli olmayan bu gizli şek­line Yunanlılar ‘sempati’, Romalılar ‘konsensüs-uyum’ adım vermiştir. Daha sonraları iç organları birbirine bağlayan, özel öneme sahip bu yapı sempatik ağ olarak tanımlanmıştır. Günümüzde sempatik ağ otonom sinir sistemi adı altında, sempatik ve parasempatik sinir sistemi olarak ikiye ayrılmıştır.

  1. yüzyılın önde gelen hekimlerinden Masaj salonu Ankara; migrenöz sinir sis­teminin çeşitli etkenlerce her an patlatılabileceğini ve patlamanın uzak etkile­rinin, var olduğunu düşündüğü sempatik sinirlerce tüm bedene yayılacağını

 

açıklayarak ağrı odağından uzak bir organdaki irritasyondan (olumsuz uyarıl­ma) bahsetmiş;

“Histeri ve migrende, rahimden sonsuz sayıda çok ince ışınsal patikalarla vü­cuda yayılım olur!” demiştir.

  1. yüzyılın en iyi klinik gözlemcilerinden Robert Whytt ise;

“İnsan vücudu, sempatik sistemin bilmece gibi çapraşık ama tuhaf bir şekilde de doğrudan yolları boyunca, histeri ve migren gibi iç organ kökenli olguları bir uzuvdan diğerine taşıyan sistemdir” diyerek bütüncül bir tanımlama yapmıştır.

Migren konusunda ciltlerce yazı yazan Samuel Auguste Tissot da;

Bedendeki bir bölge, başka bir bölgeden dolayı acı çeker” demiştir.

1865’te ilk monografi ‘Migren Üzerine, Hasta-Baş Ağrısı ve Bazı Yandaş Bozukluklar’ adıyla Edward Liveing yazmıştır. Liveing, migreni ‘otonom sinir sistemi bozukluğu’ olarak tanımlamış, oluşturduğu ‘sinir fırtınası’ teorisiyle migren atağına özgü ani ve büyük metamorfozları açıklamıştır.

Aynı dönemde Ankara masözler geliştirdiği vasomotor (damarlarla ilgili) te­oriyle, duygusal değişimlerin uyardığı sempatik sistemin beyinde geçici bo­zukluklara yol açtığını, bu bozuklukların da baş ağrısına sebep olduğunu söy­lemiştir. Günümüzde bu teorinin devamı olarak beyinde migrene sebep olan beyne ait bazı maddeler araştırılmaktadır.

Diğer yandan, 20. yüzyılda teknolojinin gelişimiyle yapılan bio-elektriksel çalışmalar, fonksiyonel aksamaları görmemizi sağlayabilmektedir. Yüzyılın ba­şında Alman patolog Ricker, organizmayı hasta edici dış etkenlerin hücreden önce sempatik sinir sonlanmalarında frekans ve amplitüd değişikliği yaptığını göstermiştir. Aynı dönem içinde Fizyolog Von Hering;

“Nörovegetatif sistemin akıllı ve mantıklı kullanımı, geleceğin tıbbının en önemli öğesi olacaktır” demiştir.

1925’te Alman anestezist kardeşler Ferdinand ve Walter Huneke, yanlışlıkla enjekte ettikleri procainli (kısa etkili lokal anestezik) preparatla kız kardeşleri­nin migreninin iyileştiğini fark etmiş, sonraki yıllarda procaini tedavi amaçlı kullanmışlar ve nöral terapinin babası olmuşlardır.

1940’ta F. Huneke, bir hastasının sağ bacağındaki kronik yaraya yaptığı procain enjeksiyonuyla anında sol omzundaki ağrısının geçtiğini (lighting re­action) gözlemlemiştir. Böylece lokal bir odaktaki olumsuz uyaranın, bilinen kendisi ve segmental düzeyi dışında problemli bölgenin çok uzağında olum­suzluk oluşturabildiği deneyimi tıp dünyasına kazandırılmıştır. Bu lokal odak­lar, ‘bozucu alan’ (störfeld, interference field) olarak adlandırılmıştır.

1960’lı yıllarda Viyana’da bir grup bilim adamının çalışmaları sonucunda hastalıkların birçoğunun otonom sinir sistemine ait sorunlardan kaynaklandı­ğı ispatlanmıştır. Bu çalışmalarla geliştirilen teori (cell-enviromental system), Prof. Pischinger ve Prof. Heine tarafından geliştirilerek ‘Temel Sistem (Mat- riks) Teorisi’ adını almıştır. 1990’larda Nobel ödüllü, Alman hücre fizyologları Prof. Neher ve Dr. Sakman, nöral terapide kullanılan lokal anesteziklerin teda­vi edici etkisini açıklayacak çalışmaları devam ettirmiştir.

Kısacası migreni açıklayan sempatik sistem öngörüleri 20. yüzyılda bilim­sel olarak kanıtlanmıştır. Klinik pratikte kullanılmayan bu öngörüleri ve labo- ratuvar çalışmalarını birleştirerek oluşturduğum, nedeni bularak tedavi etme uğraşımdan ‘Gökmen Yaklaşımı’ gelişmiştir. Bu yaklaşımla yaptığım tedavi­lerde aldığım sonuçlar da klinik doğrulamayı yapmıştır.

Bu kitapta günümüzdeki ‘migrenin bir beyin hastalığı olduğu’ kabulü­nün aksine, ‘bedenden kaynaklanan bir hastalık olduğu’ teorisi gündeme getirilerek kanıtlanacaktır.


Migren, otonom sinir sistemi disfonksiyonuyla (çalışmasının aksaması) olu­şan bio-elektriksel bir hastalıktır. Migrenin nasıl oluştuğunu anlamak için oto­nom sinir sisteminin çalışmasını ve bozucu alan teorisini çok iyi bilmek gerekir.

gevşeme yöntemleri

gevşeme yöntemleri

Rahadamak için düzenli olarak kullanabileceğiniz başka birçok yöntem mevcut. Bazı yoga pozisyonlarını öğrenip gün­de on dakikanızı bu harekedere ayırabilirsiniz; iyi bir yoga

eğitmeni (bkz. Kaynaklar ve Okuma Önerileri) sizin için en uygun yoga hareketlerini seçmenizde yardımcı olabilir. Ya da Alexander Tekniği gibi (bkz. Kaynaklar ve Okuma Önerile­ri), daha farklı zihinsel ve bedensel rahadama teknikleri de­neyebilirsiniz.

Müzik dinlemek sizi rahatlatıyorsa, sizi en çok dinlendi­ren parçalardan oluşan bir şarkı listesi oluşturmak güzel bir yöntem olabilir. İsterseniz sırf bu iş için üretilmiş rahadatıcı kaset ve DVD’ler de alabilirsiniz. Tabi bu konuda çalıştığım hastalarımın çoğu kendi bildikleri ve sevdikleri (akılda güzel hatıralar canlandıran) müzikleri dinlemeyi çok daha işe yarar buldu. Bu tür müzikler dinlemek, hoş olsa da sizin için bir şey ifade etmeyen müzikleri dinlemekten daha etkili olacaktır.

Müziğinizi dinlemek için sessiz ve sakin bir yere geçin. Kulağınızı rahatsız etmediği sürece kulaklık kullanmanızda bir sakınca yok. Önemli olan rahatsız edilmeden müzik din­leyip rahadayabilmeniz.

Tercih ettiğiniz yöntem hangisi olursa olsun, bunu günü­nüzün rutin bir parçası haline getirmelisiniz. Hastalarımın çoğu, bu rutini akşam eve gelir gelmez yapmanın çok daha yararlı olduğunu söylüyor. Böylece iş ve ev hayatı arasında da­ha kesin bir geçiş yapılmış oluyor.

Eğer evde sizi dört gözle bekleyen çocuklarınız varsa, bu rutini işten çıkmadan evvel yapmanız daha sağlıklı olacaktır. İşyerinizde sessiz bir oda talep edin. (Eğer yoksa, temin edil­mesi için patronunuzu ikna edin. Böyle bir olanak, diğer çalı­şanların da yararına olacaktır.) Eve arabayla gidiyorsanız, yolda müzik dinleyip, ritmik nefes egzersizi yaparak rahadamaya ça­lışabilirsiniz. Tabii, teybe kaset takıp, müzik çalınca rahatla­yacağınızı düşünerek kendinizi kandırmayın. Rahadama başlı ba şına bir iş olarak algılanmalıdır. Özellikle araba kullanmak gibi dikkat gerektiren işleri yaparken gevşeyemezsiniz.

Düzenli gevşeme egzersizi yapmaya karar verirseniz, bu­nun uykuya dalmanızı kolaylaştırmakta etkisi olup olmadığı­na karar vermeden önce en azından üç hafta boyunca devam ettirmelisiniz. Yeni alışkanlıkların etkisi üç haftadan önce or­taya çıkmaz -aslına bakarsanız, egzersizi bir ay devam ettir­dikten sonra etkileri üzerine değerlendirme yapmak gerekir.

Ankara Masaj Salonları Hız şeridi

Ankara Masaj Salonları Hız şeridi

Pek çok karsinojenin[1] ve diğer toksik kimyasalın soluduğu­muz havayı, suyumuzu ve besinlerimizi kirlettiği günümüz dünyasında, doku kirliliği ciddi, ölümcül bir durumdur. Ankara masaj Oku­yucuya, durumun ne kadar ciddi olduğu ve bu konuda neler yapılabileceği hakkında bir fikir vermek için, Hawaii’de bir detoks kliniği işleten Dr. Grady Deal’in Detoks Diyeti ve Sağlıklı Yaşam adlı kitabından bir pasaj veriyoruz:

“İnce bağırsaklara kadar kolonun biriken gaita ve mukus ile kronik olarak tıkandığının farkında olmayabilirsiniz…. Ger­çekte, iç tesisatınız …. septik tank gibi dolup taşar. Kolonda­ki Masaj Ankara kan damarları ve lenf kanalları bu toksinleri alır ve tüm vücuda taşır. Kan, bu hastalık organizmaları ve toksinlerle dolar ve bunlar tüm vücudu dolaşarak, enfeksiyonlara, su tutulmasına, kilo almaya, kimyasal aşınmaya, hasar ve has­talıklara sebep olur. Kronik kabızlık sonucunda anormal olarak kana karışan dışkı ve toksinler, cildin ve akciğerlerin atılım organlarının…. neden kokulu ter ve dışkı gibi kokan nefes gibi…. kötü kokular saldığım açıklar. Bu hastalığa yol açan toksinleri koruyucu bir önlem olarak kan dolaşımından atmak için vücut, onları hücrelerde ve dokularda depolama­ya başlar ve Dr. Norman VValker’m doku kabızlığı diye adlandırdığı, dokuların, doku enfeksiyonlarına, tıkanıklığı­na, patlamasına ve hastalıklara sebep olan, aşırı toksin yükü­ne maruz kaldığı durum oluşur. Genelde kişi, zararlı sağlık­sız yiyecekleri, allerjenleri[2] ve ilaçları almaya devam ettiği sürece, artık toksinler hücrelerde ve dokularda depolanmayı sürdürürler. Hücreler ancak, belirli bir yiyecek veya madde diyetten tamamen elimine edildiğinde onun yarattığı toksini atılım organlarına gitmek üzere kana veya lenfe bırakırlar. Kana veya lenfe bırakıldığı anda toksinler, atılana kadar geçen zaman içinde vücudu tahriş etmeye ve iltihaplandır- maya devam ederler. Bu kötüleşme veya semptomların ağır­laşması durumu iyileşme krizi olarak bilinir. Kendini belirli bir toksinden arındırmaya çalışan kişi, iyileşmeden önce daha kötü olup, o yiyeceği veya maddeyi arayabilir.

Oruç tutmak, bu tür kan ve doku kirliliği ile baş etmenin ve kam sürekli zehirleyen, hücreleri tıkayan ve canlılığını çökerten toksik kalıntılardan kurtulmanın en hızlı yoludur. Bu toksinler atılmadan vücudun kendini tamir etmesi ve tekrar dengelemesi imkânsızdır. Oruç tutmaktan daha yumuşak Ankara masaj salonları yöntemleri olmasına rağmen, bu metotların hepsi daha uzun sürer ve daha az etkilidirler ve hiçbirinin etkisi orucun derin iyileştirici ve yaşamı uzatan gücü ile kıyaslanamaz.

Bu faydalara ulaşabilmek için insanın, “iyileşme Ankara masöz” denen ve genellikle 3. günde tetiklenen, istenmeyen semptomla­ra göğüs germesi gerekir, iyileşme krizi, sadece detoksun sağla­yabileceği ışıltılı bir sağlığın ve uzun yaşamın kapılarını açar ve detoksun sıkıntıları o kapıdan geçmek için ödemeniz gereken bedeldir. Seçim sizindir: Ya zehirleri sisteminizden atacaksınız ya da, yaşamınız boyunca onları barındırmanın sonuçlarına kat­lanacaksınız. Sağlık, Seks ve Uzun Yaşamın Tao’su adlı kitabımda belirttiğim gibi:

“Eğer uygarlıktan uzak, münzevi bir hayat sürüp tüm bes­lenme budalalığından kaçınmıyorsanız, kanınız ve diğer dokularınız mecburen toksin biriktirir ve zamanla canlılıkla­rını kaybeder. Eğer toksinlerinizi periyodik olarak atmazsa­nız, kan zehirlenmesi gittikçe kötüleşir ve vücut artık kaldı­ramaz hale geldiğinde, ya ishal, akne, sivilce, çıban, ‘karaci­ğer lekeleri’, kötü terleme, kötü vücut kokuları, ağız kokusu veya benzeri belirtilerle dışa vurur veyahut daha ciddi ola­rak, savaşı kaybeder ve kanser, tüberküloz veya diğer ağır hastalıklar gibi ölümcül durumlar ortaya çıkar.

Çin tui-na masajı

Çin tui-na masajı

Sağaltıcı masajların en eski formlarından biri de “bastır ve ovala” anlamındaki Çin tui-na masajıdır ve başparmağın kökü veya işaret ve ortaparmaklarm eklemleri kullanılarak uygulanır. Tui-na masajında başparmak veya eklemle dokuya doğru derin­lemesine tek bir basınç uygulanır ve daha sonra durgun enerji­leri yaymak için yüzeye dairesel hareketlerle derhal ovalama uygulanır. Bu bastırma ve ovalama terapisi, ihtiyacı olan organ­larla ilgili belirli enerji meridyenleri ve sinir kanalları boyunca tekrarlanarak uygulanır. Çalışmayan organlar ve toksik doku­lar, onları kontrol eden meridyenler ve sinirler boyunca derin basınç uygulanarak harekete geçirilir ve toksinlerini atmaları, hücrelerini tekrar şarj etmeleri, sıvılarını bütünlemeleri ve fonk­siyonlarını tekrar dengelemeleri sağlanır. Derin basınç ve ritmik ovalama, dokulardaki toksik atıkların serbest bırakılmalarını sağlayıp onları atılmak üzere lenf sistemine sürer.

Kan damarları ve lenf kanalları, vücutta meridyenler ve sinirler ile aynı yolu izledikleri için, tui-na terapisi kan dolaşı­mını ve lenf drenajını aynı zamanda harekete geçirir. Bu, toksin­lerin ve asidik çöplerin organlardan ve dokulardan hızlı atılı- mmı sağlar.

Tui-na masajı, sinir dokularındaki toksinlerin açığa çıkartılıp atılmak üzere lenf kanallarına boşaltılması konusunda özellikle etkilidir. Daha önce de belirtildiği üzere, ağır metaller ve inorga­nik kimyasallar gibi vücuttaki en tehlikeli toksik maddeler, elektromanyetik potansiyeli yüzünden sinir dokusuna çekilir­ler. Vücudun doğal temizleme mekanizmaları bu ağır toksinleri pek kolay atamadıkları için, toksinler sinir dokularına yapışıp zamanla içlerine girer ve her türlü sinir sistemi rahatsızlığına sebep olabilirler. Boyun, omurilik, bacak ve kollardaki ana sinir­ler boyunca uygulanan tui-na masajı, sinir dokularındaki tok­sinlerin çıkarılmasını ve atılmak üzere kan ve lenf sistemine bırakılmasını sağlar. Derin doku basıncı ve ardından da yüzey­de dairesel ovalama hareketi uygulandığında, taze kan ve ener­ji dokulara akar, uzun süre toksin hasarına maruz kalan sinirle­ri onarır ve şarj eder.

Bazı tui-na terapistleri masajlarının ilk 15-20 dakikasını omu­riliğin her iki yanında iki paralel kanal olarak yer alan, mesane meridyeninin dört koluna ayırırlar. Bu, iç organları gevşetir, sinir sistemini parasempatik daim iyileştirme konumuna geçirir ve omurgayı destekleyen kaslardaki gerilmeyi alır. Mesane meridyeninin bu dört dalı, omurgayı saran kaim ve sert kas gru­bunun içinden geçer. Birçok insanda bu kaslar sinirsel gerilim yüzünden bir yay gibi gergindir ve vertebranm üst kısmına bas­kı yaratarak sinir sinyallerinin omurgadan organlara ve bezlere geçişini zorlaştırırlar. Omurganın kaslarında ve sinirlerindeki bu gerginlik, otonom sinir sisteminin, sempatik kolun hiperaktif “uğraş veya bırak” tepkisinde takılıp kalmasına sebep olur ve böylece detoks sürecini ve iyileşmeyi engeller. Omurganın her iki tarafındaki mesane meridyenleri boyunca uygulanan derin doku basıncı ve takip eden dairesel ovalama hareketi sayesinde, omurga kaslarındaki gerginlik kademeli olarak azalır ve omuri­lik, vertebra ve çevreleyen dokular da kademeli olarak gevşer, sinir sistemi, sempatik kolun sakin ve iyileştirici konumuna geçer, sinirlerin, temizleme ve iyileştirme tepkisini harekete geçirmek üzere, organlarla ve endokrin sistemle rahatça haber­leşmesine olanak sağlanır.

Ankara Masöz’de Kimyasal formülünde bulunduğu taşlar

Ankara Masöz’de Kimyasal formülünde bulunduğu taşlar:

Eser miktarda bulunduğu taşlar: –
Bulunduğu gıdalar: KAHVE, DENİZ YOSUNU, KELP, HONEYDEW (KA¬VUN ÇEŞİDİ), MAPLE ŞURUBU, KANTALOP, ŞEFTALİ, KARPUZ, DOMATES, MARUL, HAVUÇ, SARIMSAK, HIYAR, YABANİ HAVUÇ, MANTARLAR, DE¬NİZ SUYU, DARI
İnsan vücudundaki oranı: Eser miktarda (çok az) – Yaş ilerledikçe vücuttaki Ankara masaj miktarı azalır. 75 yaşından sonra vücutta hiç brom kalmaz.
Toksik hale gelme oranı: Ortalama bir batı diyetiyle günde 5 – 24 mg brom alınabilir.
Bedende bulunduğu yer: KAN İşlevi ve tedavisine yardım ettikleri (Normal oranlarda ise):
• Uyku düzenini sağlama
• Sinir sistemini rahatlatma
• Depresyon
• Stres
• Mutlu olma ve kendini iyi hissetme duygusu oluşturma
• Hipofiz Bezini harekete geçirme
• Klor eksikliğini karşılama
• Sara (Epilepsi)
• Baş ağnlan
Eksiklik belirtileri ve sonuçları:
• Depresyon
• PMS (Adet dönemi sendromu)
Fazlalık (Günlük 100 mg veya daha fazla alımı) belirtileri ve sonuçları:
• Zihinsel donukluk
• Kas zayıflığı
• Yorgunluk ve güçsüzlük
• Kızgınlık
• Hafıza kaybı
• Akne
• Hafıza bulanıklığı
• Merkezi sinir sistemini olumsuz etkileyerek Depresyon
• DROWSINESS (=SOMNOLANS, HİPERSOMNİA, LETARJİ: yaşama iş-levlerinin çok zayıfladığı, çok derin ve sürekli patolojik uyku durumu – her şeyden sıkılmak ama herhangi bir şeyi değiştirecek gücü ve isteği bulamamak, baş dönmesi ve sersemlik) hastalığı
• Deliriyum (bilinç kaybolması)
• Halüsinasyon
• Psikoz
DİKKAT: Moleküler brom oldukça reaktif olduğu için, sıvı halde cilde te-masından kesinlikle kaçınılmalıdır. Ete temas halinde kısa bir süre içinde temas bölgesi tamamen erir ve bölgedeki tüm dokular geri dönüşümsüz olarak kaybo-lur. Gaz haldeki bromun solunmasından kaçınmak gerekir. Masaj Ankara Solunum sistemini tahriş eder.
Gümüş renkli, ağır bir metal olan cıva, oda sıcaklığında (25°C) sıvı halde bulunan 5 elementten (diğerleri galyum, brom, sezyum ve fransiyum) birisidir. Cıva, zehirli ve pahalı bir maddedir. Enzimlerin çalışmasına olumsuz etkide bu-lunduğu için çok tehlikelidir. Diğer adlan Merküri ve Sıvı Gümüştür.
Periyodik cetvelde numarası 80’dir. Özgül ağırlığı 19,3 (katı) – 17,31 (sıvı) g/cm3’tür.
Kimyasal formülünde bulunduğu taşlar: –
Eser miktarda bulunduğu taşlar: –
Gezegeni: MERKÜR
Unsuru: HAVA
Ankara masaj salonları vücudundaki oranı: 0-10 mg/L
Bedende bulunduğu yer: Olmaması gereken bir elementtir. Zira yerleştiği organda hasar oluşturur.
İşlevi ve tedavisine yardım ettikleri:
Herhangi bir yaran bulunmamaktadır.
Fazlalık belirtileri ve sonuçları:
• Nöronların (sinir hücrelerinin) tahribi
• OTİZM
• Dermatitler
• Böbreklerde hasar
• Otoimmün hastalıklar
• Bağışıklık sisteminin zayıflaması
• Virüs ve bakterileri öldüren makrofajlan aktive eden yardımcı T hücreleri-nin dengeli çoğalmasının engellenmesi
• Bağışıklık sistemini baskılayan yardımcı T hücrelerinin aktivitesinin aşın şekilde uyanlması, vücudun mikroplara karşı savunmasız kalması
• Hoçkin (Hodgkin) hastalığı
• Anjin
• Sağırlık
• Tinnitus (kulak çınlaması)
• Yorgunluk
• Serbest radikal üretimi
• Serbest radikal aktivitesinin artması
• Karaciğer hasarı
• Artrit
• Kas gerginliği, kas güçsüzlüğü
• Kusurlu doğum riski
• Kısırlık
• Muhakeme gücünün zayıflaması
• Agresiflik
• Hücre zarı haşan
• Sülfür enzimlerinin üretiminin düşmesi
• Enzimlerin yararlannm ortadan kalkması
• Beyin ve sinir sistemi haşan
• Sindirim sisteminin florasının ve geçirgenliğinin olumsuz etkilenmesi
• Proteinlerin doğallığının bozulması
• Kanser
• Mineral eksikliği
• Periferik nöropati
• Otoimmün hastalıklar
Vücutta cıva birikimine sebep olanlar:
• Egzoz gazları
• Böcek ilaçları
• Amalgam diş dolgulan (Aynca kadmiyum ihtiva eder.)
• Keçe
• Kulak ve burun damlalan
• Çocukluk çağı aşılanndan bir kısmı
• Kontakt Lens Solüsyonlan
• Çamaşır yumuşatıcılan
• Büyük balıklar, derin su balıklan
• Diğer deniz ürünleri (balıklar hariç)
• Kozmetikler (Maskara)
• Ahşap koruyuculan, yer cilalan ve parlatıcılar
• Gebelik sırasında kannda çatlaklar oluşmasın diye kullanılan sıkılaştmcı kremler
• Cıvalı termometreler
• Oyuncaklar, vinil okul çantalan
• Floresan ve tasarruf ampulleri
• Çöp yakma tesislerindeki atık gazlar, sanayi atıklan
Cıvayı bedenden temizlemeye yardım edenler:
• GERMANYUM
• BORNİT taşı
• SELENİT taşı
• RUTİLLİ KUVARS
Çinko (Tutya, Zink), mavimsi beyaz renkte, katı, mikro mineraldir. Periyodik cetvelde numarası 30’dur. Özgül ağırlığı 7,13 g/cm3’tür. Dökülmüş halde sert ve kırılgandır.
Kimyasal formülünde bulunduğu taşlar: SFALERİT, SMİTSONİT, HE- MİMORFİT, FRANKLİNİT, ARAGONİT, SEDEF, İNCİ
Eser miktarda bulunduğu taşlar: MALAKİT, YAKUT, RODONİT, KAL¬SİT, RODOKROSİT
Ankara masöz vücudundaki oranı: % 0.01 – 2.400 mgr
Bedende bulunduğu yer: DERİ (CİLT), PROSTAT BEZİ, GÖZ RETİNASI, DALAK, BEYİN, KALP, BÖBREKÜSTÜ BEZİ, TÜM HÜCRELER
İşlevi ve tedavisine yardım ettikleri (Normal oranlarda ise):
• Bağışıklık sisteminin korunması, güçlendirilmesi, fonksiyonelliği
• Rahimdeki ceninin gelişebilmesi
• Enzimlerin oluşabilmesi (temel minerallerden)
• DNA sentezi, RNA ve DNA oluşumu
• Protein ve nükleik asit oluşumu
• Proteinlerin enerjiye dönüşmesi
• Üreme sisteminin işlevselliği
• Beyin fonksiyonlarının ve dolayısıyla zihinsel işlevlerin yerine gelmesi
• Kalbin ve kan dolaşım sisteminin düzenli çalışması
• Hücrelerin ve dolayısıyla bedenin kendisini yenilemesi, iyileştirmesi
• Hücrelerin büyüyebilmesi, bölünmesi ve farklılaşması
• Yaraların hızlı kapanması
• Cinsel gelişim
• Fiziksel büyüme ve gelişme
• Vücuda alman alkolün etkisiz hale gelmesine yardım
• Derinin sağlıklı kalması veya iyileşmesi
• Göz sağlığı ve görme duyusunun gelişmesi, korunması
• Dalağın sağlıklı kalması
ıoo
• Toksinlerin (zehirli maddelerin ve kimyasalların) vücuttan atılması
• Vücuttan serbest radikallerin temizleyen SOD enziminin üretimi
• Soğuğa, bakterilere ve virüslere karşı koruma
• A vitamininin faaliyete geçmesi
• Akneler ve uçuklann iyileşmesi
• Cilt güzelliği
• Saç dökülmesini önlemeye yardım
• Koku ve tat alma duyulannm işlevini yerine getirmesi
• Solunum sisteminin sağlıklı kalması
• Çocuklann iştahının artırılmasına yardım
• Regl ağrılarının hafifletilmesine yardım
• Kısırlık probleminin ortadan kaldırılmasına yardım
• Dişlerde gingival dokunun antijen ve bakteri geçiriminin azaltılması
• Dişeti hastalıkları
• Dişlerde alveolar kemik kaybını önlemeye yardım
• Gargara olarak kullanıldığında diş plakalarının oluşmasını azaltma
• Diş çürümelerini önlemeye yardım
• Ağız ülserlerinin iyileşmesine yardım
• Akne iltihaplan, aşın sebum salgılanmasının azaltılması
• Aktinik Keratoz (Solar Keratoz) hastalığı (Aktinik Keratoz, cildin hemen yalnızca güneş gören alanlannda oluşan ve oldukça sık rastlanan lezyonlardır. Epidermal Kutanözün kansere dönüşümü tahminen %20 civanndadır. Genel¬likle 1 cm. den küçük çapta ve eritematöz bir yara-kabuk şeklinde görülürler. Klinik olarak bir enflamasyon gösterebilirler. Nadiren hıperkeratoz belirebilir ve ciltte bir boynuz görünümü olabilir.)
• Saç kepeği
• Baş sedefi
• Deri ülserleri
• Decubitus ülserleri (hareketsizlik sonucu yatağa ya da sandalyeye bağımlı kişilerde sıklıkla sırt ve kalçalarda, vücudun kemik çıkıntılannın basısına bağlı oluşan yaralar)
• Çocuklann yatak ıslatmalannı önlemede yardım
• Erkeklerde çis tutamamanın bir formu olan damlatmanın iyileşmesine yar-dım
• Elektromanyetik radyasyona karşı koruma
• Katarakt
• Gözün retina bölgesindeki Makula (san nokta) dejenerasyonu
• Yaşlanmayla ilgili makular dejenerasyonda görme kaybını önlemeye yardım
• Optik sinirin uygun fonksiyonu
• Retina sağlığı
• Hücre zarlannm fonksiyonelliği ve sağlıklı yapısı
• Hücre zannın geçirgenliğinde görev yapan iyon kanallannın temel kısmını teşkil etme
ıoı
• İltihaplanmayı azaltma
• Mast hücrelerinden histamin salgılanmasını engelleme, alerjileri önleme
• Nötrofillerin fonksiyonunun artırılması
• Tüm lenfositlerin üretimi
• NK lenfositlerini (doğal öldürücü lenfositleri) aktive etme
• Prostat fonksiyonlarının düzenli işlemesi
Eksiklik belirtileri ve sonuçlan:
• Akne – Tekrarlayan kabarcıklar ve dolayısıyla bu yüzden çekilen acılar
• Dandruf (Kepek)
• Dermatit
• Kuru deri
• Burnun kenarında kırmızı, yağımsı ve pullu bir deri
• Sedef (Psoriasis)
• Kaba ve çatlamış pürüzlü bir deri
• Vücut kokusu (ayak kokusu dâhil)
• Gece körlüğü
• DNA kromozomlarında hasar
• Büyümede gecikme
• Cücelik (Boy, kollar, bacaklar ve gövdenin normalden çok kısa olması ile karakterize kalıtsal bozukluk)
• Timüs bezi büzüşmesi, küçülmesi
• İştahsızlık
• El ve ayakta sürekli soğukluk ve üşüme
• Tat alma duyusunda azalma
• Saç dökülmesi
• Kadın hastalıkları
• Kısırlık
• Vücutta toksin birikimi
Eksiklik nedenleri:
• Alkol
• Stres
Fazlalık belirtileri ve sonuçları:
• Aşırı terleme (HİPERHİDROZ)
• İshal
• Huzursuzluk hissi
• Mide tahrişine bağlı bulantı
• Titremeler
Demir (İron, Ferrum), yerkabuğunda en çok bulunan metaldir, nadiren ele- mentel halde bulunur. Yerkürenin merkezindeki sıvı çekirdeğin de tek bir demir kristali olduğu tahmin edilmekle birlikte, demir nikel alaşımı olma ihtimali daha yüksektir. Dünyanın merkezindeki bu kadar yüksek miktardaki yoğun demir kütlesinin dünyanın manyetik alanına etki ettiği düşünülmektedir.
Grimsi beyaz renkli, alkali, temel bir mikro mineraldir. Periyodik cetvelde numarası 26’dır. Özgül ağırlığı 7,86 g/cm3’tür.

Ankara masaj salonlari | Ankara Masaj | Masaj Ankara | Ankara Masaj Salonu | Ankara Masaj Ilanlari | Ankara Masaj Tavsiye | Ankara Masz | Masaj Salonlari Ankara | Masaj | Masaj Salonu